v   SINAV ODASI
  v   Edebî Sohbet
  v   Gezerken Dinle

Bölümler
Genel
    Ana Sayfa
    Haberler
    Fikir Meydanı
    Ziyaretçi Defteri
    Bağlantılar
    İlânlar
    Üyeler
    Basında Biz
    Kullanma Kılavuzu

Edebiyat
    Türk Edebiyatı
    Divan Edebiyatı
    Türk Halk Edebiyatı
    Türk Destanları
    Yazarlar - Şâirler
    Roman Özetleri
    Şiirler
    Edebiyat Akımları
    Edebî Türler
    Şiir Türleri
    Edebî Bilgiler
    Edebiyat Terimleri
    Atasözleri Sözlüğü
    Deyimler Sözlüğü
    Türkülerin Hikâyeleri
    Anlatım Türleri

Türk Dili
    Türk Dil Bilgisi
    Bütün Konular
    Türkçesi Varken
    Merak Ettikleriniz
    Kullandığımız Alfabeler

Genç Kalemler
    Şiirleriniz
    Yazılarınız

Önerdikleriniz
    Önerdiğiniz Yazılar
    Önerdiğiniz Şiirler

Dosyalar
    Sunular
    E-Kitaplar
    Sözlükler
    Yıllık Plânlar
    Soru Bankası
    Çeşitli Çalışmalar

Eğlence
    Edebî Sohbet
    Oyunlar
    Video
 
Erişim Bilgileri
Üyeler
Son üyemiz : archofamarth
Bugün : 0
Dün : 0
Kayıtlı üye : 6104

Kimler Bağlı?
 Bağlı üye yok.
Sitede Bulunanlar
Üye : 0
Misafir : 10
Toplam : 10
En Çok : 80 kişi 27.05.2016
IP Nu. : 54.145.75.98
Site Sayacı
Bugün Giriş : 9
Bugün Ziyaret : 9
Bugün Toplamı : 18
----------------
 
Edebî İlkler
 
Bereketli Topraklar Üzerinde (Orhan Kemal)
  Yazılar || Roman Özetleri
   Bereketli Topraklar Üzerinde (Orhan Kemal)

Romanın konusu

Orhan Kemal bu romanında Türk toplum yapısına ilişkin  dönemsel bir gerçekliği yansıtırken, temelde Anadolu köylüsünün maddi şartlar nedeniyle dışarı açılma zorunluluğuna ve bu zorunluluk sonucunda şehir dünyasında ezilişini ve ‘ekmek  derdi’ peşinde insanlıktan çıkışını, yok oluşunu dile getirmektedir. Daha iyi bir yaşam seviyesine erişmek için Çukurova gurbetine giden üç köylünün bireysel dünyaları ve geleneksel değerleriyle şehrin bozulmuş insanî dünyası karşısında direnme çabasında, zor ve ağır şartlar altında fabrika ve tarım işçiliğine yönelişin anlatımıdır.

Romanın özeti

Romanda, orta Anadolu’daki köylerinden Çukurova’ya çalışmaya giden üç kişinin başından geçen olaylar anlatılmaktadır. Bu üç kişi; iflahsızın Yusuf, Pehlivan Ali ve Köse Hasan’dır. Bunlar aynı köyde kapı komşudurlar. Üçü de şehir hayatını bilmiyorlar. Fakat Yusuf  biraz biliyor. Üçü birlikte  Sivas’tan trenle  yola çıkıyorlar ve Adana’ya geliyorlar. Adana’da bunlar gibi iş bekleyen birçok işçi  vardır. Zor da olsa bir fabrikatör hemşehrilerinin yanında iş buluyorlar. Üçü de  fabrikanın ayrı yerlerinde çalışıyorlar. Sadece akşamları görüşebiliyorlar. Kaldıkları ev ise  âdeta bir ahır. Ama para kazanmak için her şeye katlanmak zorundalar. Kaldıkları bu evde köse topal adında yaşlı bir adam var. Çok kurnaz birisidir. Yemek yapmayı bilmediği halde yemek yaparak  işçilere yemek satıyor ve bu yolla para kazanıyor. İşçiler bu kötü yemeği yemeye mecburdurlar.

Köse hasan çalıştırılmak için fabrikanın ‘sulu koza’ bölümüne verilmişti. Ortamın soğukluğu yüzünden hasta olur ve yatağa düşer. Herkes kendi  işine bakıyor ve köse hasan  kaderine terk ediliyor. Köse topal bu hasta adama  bir sıcak çayı bile parasız vermiyor.

 

Bu çevrede bir de Hidayetinoğlu adında bir avare var. Bu kişinin gözü  Köse Topal’ın parasındadır. Hidayetinoğlu, Köse Hasan’a  hasta iken gelip yardım ediyor. Başka kimse yardım etmiyor. Halbuki iki köylüsü ile kardeş gibiydiler. Anlaşılıyor ki şehirde herkes ekmeğinden başka bir şey düşünmüyor. Ve Köse Hasan ölüyor.

Köse hasan hastayken iflahsızın Yusuf ve Pehlivan Ali başka bir işe giriyorlar. Yusuf inşaatta, Pehlivan Ali ise kireç söndürmede görevlendiriliyor. Pehlivan Ali’nin  Ömer Zorlu adında bir ustası var. Bu kişi Niğde’nin bir köyünden. On yıldır burada, karısı var; Fatma. Ömer Zorlu için aile müessesesi çok önemli değil. Kumarcı ve karısı ile fazla ilgilenmeyen bir tip. Fatma ile nikahsız yaşıyor. Pehlivan Ali nişanlı birisi ama Fatma’yı görünce çok hoşlanıyor. Yusuf akşamları Pehlivan Ali’ye öğüt veriyor ‘sen nişanlısın, boş ver elin karısını’ diyor. Fakat Pehlivan Ali vazgeçmiyor. Günler sonra Fatma ile ilişki kuruyorlar. Kazandığı parayı da Ömer Zorlu’ya borç veriyor. Bütün bunları Fatma uğruna yapıyor.

İflahsızın Yusuf bir gün  Hidayetinoğlu’nu görüyor. Hidayetinoğlu ona köse Hasan’ın öldüğünü söylüyor.’sen nasıl hemşerisin?’ diyor. İflahsızın Yusuf çok üzülüyor ama  kendini suçlu hissetmiyor,

Pehlivan Ali ise Hidayetinoğlu ile birlikte Fatma’yı Ömer Zorlu’nun elinden alıp uzaklara ırgatlık yapmak için kaçıyor. Fakat burada da bir çingene kıza vuruluyor. Fatma’ya da başkaları göz koyuyor.Pehlivan Ali ile Fatma’yı ayırmak için ustabaşı, Pehlivan Ali ile Hidayetinoğlunu patosa  çalışmaya gönderiyor. Ali ayrılmak istemiyor ama mecburdur. Pehlivan Ali’nin çalıştığı patosun ağası çok sert  ve işçiyi düşünmeyen birisidir. Gece bile işçiler çalıştırılmaktadır. Pehlivan Ali patos makinesinin içine sap atmaktadır. Yalaka çavuş ise ağanın işi erken bitsin diye işçileri çok yoruyor. Pehlivan Ali karanlıkta çok yoruluyor ve ayağı kayarak patosun içine düşüyor. Bir bacağı kopuyor. Ağa arabam kirlenir diye ali’yi arabasına alıp hastaneye götürmüyor. Ali kan kaybından ölüyor. Diğer işçiler buna çok kızıyorlar.

Zeynel ile Şamdin adında iki kişi vardır. Bunlar daha önce doğru, dürüst oldukları için işten atılmışlardır. İşçinin hakkının yenmesine tamamen karşıdırlar. Bunların yerine işe Pehlivan Ali ve Hidayetinoğlu alınmıştı. Ali’nin bu şekilde ölümünü duyunca çok üzülüyorlar ve olay yerine gizlice gelerek bütün harmanı ateşe veriyorlar. Daha sonra bütün işçileri ağa mahkemeye veriyor, ancak davayı kazanamıyor.

 

 

Yusuf ise artık duvar ustası olmuştur.çok para kazanmış, artık köye dönmenin vakti gelmiştir.tam köye gideceği zaman Hidayetinoğlu ile karşılaşıyor. Pehlivan Ali’yi soruyor. Öldüğünü öğrenince çok üzülüyor.

Yusuf ne kadar üzülse de bu geçicidir. İyice havaya girmiştir.yani şehir hayatı Yusuf’u tamamen değiştirmiştir. Hem artık bir meslek sahibidir:duvar ustası..

Yusuf köye geliyor. Ailesi büyük bir sevinç yaşıyor. Eve Çukurova’dan bir takım eşyalar alıyor. Pehlivan Ali ve Köse Hasan’ın aileleri ise sessizce onların gelmelerini bekliyor.

 

 

Romanda kişiler ve karakterleri

İflahsızın Yusuf

Romanın ana kahramanıdır. Uzun boylu ve zayıf bir kişidir. Evli ve çocuk sahibidir. Her şeyin bilincinde olan birisidir. Diğer şahıslara göre daha kültürlü. Fakat bu yönüyle çevresine üstünlük kurmaya çalışan birisi. İşini doğru, dürüst bir şekilde yapan birisi.

 

Pehlivan Ali : Genç ve saf bir delikanlıdır. Güreşçi olarak bilinir. İri yapılı olduğu için böyle denir. Bu kişi İflahsızın Yusuf’un zıddı bir tiptir. Geleceğini düşünmeyen, hayatını boş yerlerde harcayan bir tiptir. Bu yüzden bir işte sürekli çalışamamıştır. Şehir, diğerlerine nazaran Pehlivan Ali’yi çok değiştirmiştir. Sürekli kadın peşinde koşmuştur. Fakat, çok çalışkan birisidir.Ekmek parası yüzünden Köse Hasan gibi hayatını kaybetmiştir.

 

Köse Hasan  : Ufak tefek, kupkuru bir insandır. Güler yüzlü birisidir. Evlidir. Çocukları vardır. Saf ve dürüst birisidir. Ancak, diğer arkadaşları vefasız çıkınca bir küçük hastalığı ilerleyerek hayatından olur. Halbuki çok güzel hayalleri vardır. Ama, ne yazık ki olmadı.

 

 

 

Köse topal     : Kayseri Bünyanlıdır. Çok kurnazdır. Topal ve yaşlıdır.Yemek yapmasını pek bilmez. Ama yemek yaparak yeni gelen işçileri kandırarak bu yemekleri çok pahalıya satar. Parayı saklar. Çok paralı biridir. Ancak, bu paraları hayatına mâl olur.Hidayetinoğlu bu paraları almak için Köse Topal’ı öldürür.

 

Hidayetinoğlu : Genç, avare bir kişidir. Aynı zamanda kalıplı bir kişidir. Dürüst ve samimidir. Ancak dürüst olmayan kişilere kin güder. Köse Topalı da bu yüzden öldürmüştür. İflahsızın Yusuf, Pehlivan Ali ve Köse Hasan’ı birbirinden haberdar eden kişidir.

 

Ömer Zorlu      : Niğdeli’dir. Oradan bir kızı alarak Adana’ya kaçar. Kumar oynar. Kireç söndürmede Pehlivan Ali’nin arkadaşıdır. Pehlivan Ali’den sürekli borç para alır. Eşine sahip çıkmayan, aile kavramı ne demektir bilmeyen bir kişidir. Kısaca hayatı umursamayan bir kişidir. Zaten, Eşini yani Fatma’yı Pehlivan Ali’ye kaptırmıştır.

 

Fatma               : Ömer Zorlu’nun karısıdır. Genç ve güzel bir bayandır. Herkesin ilgisini çeker. Eşinden başka erkeklerle ilişkiye girer. Eşini bırakıp Pehlivan Ali’ye kaçar. Güzel olması belki de başına gelenlerin sebebidir.

 

Kılıç Usta          : İflahsızın Yusuf’un duvar ustasıdır. Çok doğru ve dürüst bir insandır. Yusuf bu kişiden çok şey öğrenmiştir. Fukara doğruluğu ve dürüstlüğü yüzünden işinden olmuştur. Yerini Yusuf usta almıştır. Yusuf, kılıç ustanın yolunda yürümüştür.

 

Zeynel ile Şamdin : Pehlivan Ali’nin patosta iş arkadaşlarıdır. Bunlar da çok dürüst insanlardır. İşçilerin haklarının yenmesine çok kızarlar. Bu yüzden işten kovulurlar. Bunların yerine de Pehlivan Ali ve Hidayetinoğlu geçer. İşçilerin birçoğu hakları yense bile seslerini çıkarmazlar. Fakat, Zeynel ve Şamdin öyle değil. Pehlivan Ali’nin ölümü nedeniyle de tüm harmanı yakarlar. Çok cesurdurlar. Bunu kendilerinin yaptıklarını hiç belli etmezler.

 

ROMANDA ZAMAN VE MEKÂN

      Olayın 1930’larda geçtiğini kestirebiliyoruz. Bu roman yazarın kendi yaşam öyküsüne de dayanmaktadır. Olay yaz mevsiminde geçmektedir. Çünkü Adana’ya işçi akını yazın olmaktadır. Özellikle patos işi yazın yapılmaktadır.

     Olay Çukurova’da geçmektedir. O dönemin tarım ve fabrika sektörünün özelliklerini bizim gözümüzün önüne sermektedir. Çukurova’daki tarım fabrika işçilerinin dünyasını yansıtmaktadır.

ROMANDA OLAY ÖRGÜSÜ

     Roman 30 bölümden oluşmaktadır. Bölümler arası geçişler çok iyi sağlanmıştır. Olayın gelişimi bütün bölümlere başarı ile dağıtılmıştır. Romanda birçok olay vardır. Her şahsın etrafında değişik olaylar geçmektedir. İşte olaylar arasındaki örgü çok iyi sağlanmıştır. Pehlivan Ali ayrı yerde çalışmaktadır. İflahsızın Yusuf ayrı yerde çalışmaktadır. İkisinin de yaşadığı çeşitli olaylar vardır. Yani her şahsın dünyası farklıdır. Yazar bize bu şahısların dünyasını gözümüzün önüne çok iyi sermiştir.

       Eserdeki olaylar; Sivas’tan Adana’ya çalışmak üzere giden üç kişinin başından geçenlerdir. Bu işçilerden ancak, biri dönebiliyor. Olay bu şekilde sona eriyor. Eserde olay yoktur, olaylar zinciri vardır. Bütün bunlar tasvirci bir üslupla anlatmıştır

                 Gerçekten, Türkiye’deki bir toplumsal gerçekçiliği anlatması bakımından bu eser çok önemlidir. O dönemde çalışan işçilerin hangi şartlar altında çalıştıklarını, insanların ekmek parası için bulundukları yerden gurbete çıktıklarını anlıyoruz. Eser işlediği konu itibarıyla büyük önem arz etmektedir.


[ Yazan : Edebiyatci | Tarih: 20.1..01.0 07:: | Okunma : 5729 ]
         Oy : 4-Puan : 17


 

Son 5 Yorum

Henüz Yorum Yazılmamış.
Siz bir tane yazın.



Yorum ekleyin.(Sadece üyeler)

Kodlar , Duygular
 

Üyelik
Kullanıcı : 
Şifre : 
Güvenlik : 818079             
Güvenlik : 
Hatırla :   Gizli : 

  
 
Sınav Odası
 
Sormaca
Alacağınız kitapları nasıl tercih edersiniz?
Arkadaş tavsiyesi (23 %)
Gazete tanıtımları (5 %)
Kapaktaki tanıtım (43 %)
Çok satanlarda olması (6 %)
Diğer (20 %)
244 - Katılım
 
Günün Sözü
İlk aşk, devrimden farksızdır; hiç değişiklik olmadan sürüp giden hayat bir anda darmadağın oluverir.

Turgenyev

 
Mini Sohbet
 
Resimlerden
Resimlerden seçmeler.
Resim Gönder

İmlâ Hatası
 
2006 - 2016 © Site içeriğinin (iktibaslar hariç) bütün hakları Edebiyat Evi'ne aittir. İzinsiz kullanılamaz.
Edebiyat Evi'nin Açılış Tarihi: 4 Ağustos 2006
AspSitem
Bu sayfa: 0,53 saniyede yorumlandı.
 
Hosting